Kategori ‘Güncel Sohbet’ Arşivi
Herkes 9 Ay Askerlik Yapacak
Bugün itibariyle Genelkurmay Başkanlığı koltuğuna oturacak Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner’in yeniden gündeme getirdiği tek tip askerlik uygulamasının detaylarına belli oldu
Zorunlu askerlik hizmetini sadeleştiren tek tip askerlik düzenlemesinde dokuz aylık bir süre üzerinde çalışıldığı öğrenildi. Yeni model hayata geçtiğinde dört yıllık üniversite mezunu olanlar ile olmayanlar aynı sürede vatani görevini yapacak.
Kısa dönem askerlik sistemini rafa kaldıracak bu modelde, dokuz ay boyunca herkes aynı karavanadan yemek yiyecek. Önceki gün görevini Orgeneral Erdal Ceylanoğlu’na devreden Org. Koşaner, devir teslim töreninde yaptığı konuşmada, tek tip askerlik düzenlemesine biran önce geçileceğini belirtilerek, “Vatan hizmetinin herkes için eşit şartlarda yapılması, ayrıca eğitimli insan gücümüzden daha uzun süre ve daha etkin şekilde yararlanılmasına imkan yaratılması önem arz etmektedir” demişti.
45 GÜN ÖZEL SİLAH EĞİTİMİ
Yeni uygulamayla eğitim sisteminde de bazı değişikliliklere gidilecek. Terörle mücadelenin yoğun olduğu bölgelerde görev yapan er ve erbaşların eğitimsiz olduğu eleştirilerini dikkate alan Türk Silahlı Kuvvetleri, tek tip askerlik düzenlemesinde askerlere özel bir silah eğitimi verecek. Acemilik döneminden sonra herkes 45 gün süren özel silah eğitimi alacak. Yeni uygulamayla yedek subaylık da tarihe karışacak. Hazırlıkları iki yıl önce başlayan tek tip askerlik çalışması tamamlandıktan sonra kanun taslağı TBMM’ye gönderilecek.
Tek tip askerliğin taslak çalışmasına göre 9 aylık sürede acemilik ve usta birliği dönemleri de komutanlık ve birliklere göre değişiklikler içerecek. Bu süreyi kuvvetler belirleyecek. Planlamaya göre acemi eğitimi 20 ile 30 gün arasında verilecek. Yemin töreninden sonra ikinci döneme geçilecek. Bu dönemin ise 45 gün sürmesi planlanıyor. Bu süre içinde askerler özellikle silah kullanma konusunda özel eğitimden geçirilecek. Bu sürenin sonunda da personelin birlik görevlendirilmesi yapılacak.
YEDEK SUBAYLIK TARİH OLUYOR
Yeni düzenlemeyle, TSK’nın ihtiyacı doğrultusunda dört yıllık üniversite mezunları arasından seçilen yedek subaylık dönemi de sona erecek. 12 ay süreliğine takım komutanı olarak kıtalarında gören yapan yedek subaylar da er statüsüyle zorunlu askerlik hizmeti yapacaklar. Takım komutanları ise mesleği askerlik olan sözleşmeli subaylardan oluşacak. Bedelli askerliğin çıkmaması için gerekçe gösterilen TSK’daki asker açığı da tek tip askerlik uygulaması sayesinde kapanmış olacak.
Genelkurmay Başkanı Org. Başbuğ, 29 Nisan 2009′da düzenlediği İkinci İletişim Toplantısı’nda 2008 yılı itibariyle TSK’nın asker ihtiyacının ancak yüzde 65.49′unu karşılayabildiklerini açıklamıştı. Asker açığının kapanması halinde bedelli askerliğin yeniden gündeme gelebileceği öngörülüyor. Türkiye’de 400 bin dolayında kişinin bedelli askerlik beklediği belirtiliyor.
5 FARKLI UYGULAMA VAR
Askerlik çağına gelmiş kişiler, kısa dönem, yedek subay ve uzun dönem askerlik yapabiliyor. Buna göre ilköğretim ve lise mezunu vatandaşlar 15 ay askerlik yapıyor. Üniversite mezunu olanlar ise askerliklerini 6 ay kısa ve yedeksubay olarak 12 ay yapabiliyor. Yurtdışında yaşayanlar ise 28 günlük paralı eğitimle askerliklerini tamamlayabiliyor. Gündemdeki bedelli askerlikte ise parayı yatıranlar 28 günlük eğitim alıyor.
Mynet Sohbet istanbul sohbet istanbul chat mynet chat sohbet odaları sohpet mirc irc
Referandum Anketlerinde Son Durum
12 Eylül’de yapılacak Anayasa değişikliği referandumana sayılı günler kala araştırma şirketleri, halkın “evet” ve “hayır” noktasındaki nabzını tutuyor. Son ankete göre ‘Evet’ ve ‘hayır’ oranları şöyle:
Son referandum anketine göre karar veren kararsızlar ‘Hayır’ cephesinede bir kıpırdanma oluştururken ‘evet’ cephesinde de yükselme var.
ANDY-AR Araştırma Şirketi’nin 24 ilde toplam bin 561 kişi ile görüşerek yaptığı referandum anketine göre ‘evet’ oranı kamuoyuna açıklanan son araştırmalarda olduğu gibi önde ve düzenli bir artış da söz konusu. Araştırmaya göre ‘Evet’ diyenler: yüzde 48,4, ‘Hayır’ diyenler; yüzde 41,4 ‘Kararsızlar’ ise 10,5 oranında.
Kararsızlar dağıtıldıktan sonra bu oran, ‘Evet’ diyenler; yüzde 53,4, ‘Hayır’ diyenler ise; yüzde 46,6 oranında çıkıyor.
ANDY-AR’ın raporuna göre kararsız seçmenin belli bölümü de referanduma sayılı günler kala artık karar vermiş ve bu durum ‘hayır’cıların da yükselmesine neden olmuş durumda.
Şirket geçtiğimiz ay yayınlanan raporunda 14,3 oranında olan ‘kararsızların’ son çalışmada yüzde 10,5′e düştüğünü, tercihini yapan 4,2 oranındaki kararsız seçmenin de ‘Hayır’ oylarının artmasında etkili olduğunu belirtiyor…
Olası iStabul Depreminde Yuksek Risk Bulunan ilçeler
“Olası bir İstanbul depreminde, 10 ilçe risk altında.” Tespit, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden. Bu ilçelerdeki 146 bin binanın 42′i bini yıkılma riskiyle karşı karşıya.
İŞTE RAKAMLAR
7,4 ile sallanan Marmara ve yaklaşık 18 bin kayıp.
Depremin merkez üssü Gölcük’ten sonra en çok vurduğu kent İstanbul oldu.
Binlerce kişi evsiz kaldı.
Peki İstanbul’da hasar gören binalar güçlendirildi mi, İstanbul olası bir depreme hazır mı?
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, riskli ilçeleri belirledi.
Buna göre, Avcılar, Küçükçekmece, Fatih, Eminönü, Bakırköy, Bayrampaşa, Adalar, Beyoğlu, Zeytinburnu ve Bahçelievler ciddi risk altında.
Marmara’yı sarsacak bir deprem, Zeytinburnu, Fatih, Küçükçekmece, Bahçelievler, Güngören ve Bayrampaşa’daki yaklaşık 147 bin binanın 43 binini yıkabilir.
Önümüzdeki süreçte, riskli ilçeler arasında yer alan Esenler, Bağcılar, Eminönü ve Beyoğlu ilçelerinde de çalışmalar yapılacak.
Kayabaşı’nda depreme dayanıklı 60 bin konut inşa edilecek. Ayrıca seyyar hastanelerle ilgili çalışmalar da sürüyor.
Memurlar zam istiyor
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız 15 Ağustos’ta hükümetle başlayacak toplu görüşmelerde en düşük dereceli memur için 310 TL zam, 4/b ve 4/c’lilerin kadroya alınmas ve 657 sayılı yasada değişiklik içeren tasarıdaki bazı maddelerin geri çekilmesini isteyecek.
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız 9. Dönem toplu görüşmelerindeki talep edecekleri konular ilişkin bir basın toplantısı düzenledi.
Akyıldız, Uzlaştırma Kurulu kararlarının uygulanmaması nedeniyle 262 TL ile 284 TL arasında kayıp oluştuğunu belirterek, refah payı uygulamasından vazgeçilmesi nedeniyle 182 TL ile 239 TL arasında kayıp bulunduğuna işaret etti. Türkiye Kamu-Sen Başkanı Akyıldız, bu kayıpların karşılanmasını 2011 yılı uygulanacak maaş artışlarının bu rakama eklenmesini istedi. Akyıldız sözlerini şöyle sürdürdü:
“Geçmiş dönem kayıplarının karşılanması için seyyanen 200 TL, 2011 yılı için ise enflasyon hedefinin üzerine yüzde 2 refah payı eklenmesi suretiyle ulaşılan yüzde 10 maaş zammı talep ediyoruz. 2011 yılı kamu görevlilerine uygulanacak zam ve tazminatlar konusundaki mali talebimiz en düşük dereceli memur için 310 TL’dir. Siyasi iradeden bu pazarlıkları, sonu ve sonucu belli olmayan bir sürece dayanarak sulandırmaktan kaçınmasını istiyoruz.”
Akyıldız, kamu görevlilerinin maaşlarına yapılacak artışlarda hedeflenen enflasyon yerine açlık ve yoksulluk sınırının dikkate alınmasının bir zorunluluk olduğunu savunarak, ek ödeme oranlarının artırılarak, kurumlar arasındaki ücret farkının aşağıya çekilmesini ve ücret adaletinin sağlanmasını talep etti. Meclis gündemine taşınan 657 sayılı Kanunda değişiklik içeren tasarının bazı maddelerinin tasarıdan çıkarılmasını ve çekincelerinin giderilmesini isteyen Türkiye Kamu Sen Genel Başkanı Akyıldız, Belediye Gelirlerini Düzenleyen Kanun’da gerekli değişikliklerin yapılarak yerel yönetimler de çalışanların maaşlarının zamanında ödenmesini talep etti. Öte yandan Akyıldız, hastanelerde alınan katkı paylarının kaldırılması gerektiğini kaydederek, emekli ikramiyesindeki 30 yıllık sınırlandırmanın kaldırılmasını talep etti. Akyıldız, “Toplu sözleşme aşamasının gerçek anlamda bir toplu pazarlığa dönüşebilmesinin yolu kamu görevlilerine grevli, toplu sözleşmeli, siyaset hakkı içeren sendikal haklardan geçmektedir” diye konuştu.
Elinde bıçakla tacizci kovaladı
ISPARTA’da 2 kişinin sözlü tacizine uğrayan ve elinde bıçakla sokaklarda tacizciyi arayan 26 yaşındaki Çile A., “Neden bizi aramadın” diyen polise, “Kendi işimi hallederim” karşılığını verdi.
Bekar Çile A., evinin yakınlarında iki kişinin sözlü tacizine uğradı. Hemen evine koşan genç kız, mutfaktan bir bıçak alıp, ayakkabılarını dahi giymeden sokağa fırladı. Elinde bıçakla önce Cumhuriyet Caddesi, ardından Kaymakkapı Meydanı’na gelen Çile A.’yı görenler, polisi aradı.
Olay yerine gelen polis, Çile A.’yı 121′inci Cadde üzerinde durdurup, elinden bıçağı aldı. Polisin sakinleştirmekte güçlük çektiği genç kız, iki kişinin sözlü tacizine uğradığını belirterek, “Onları bulup öldüreceğim” dedi. Polisin “Neden bizi aramadın” demesi üzerine Çile A., “Kendi işimi hallederim” karşılığını verdi.
Güçlükle sakinleştirilen Çile A., Isparta Devlet Hastanesi’ndeki doktor raporunun ardından polis merkezinde ifade verdikten sonra bırakıldı.
Ahmedinejat’a suikast yapıldı
Lübnan’daki Future TV, İran Devlet Başkanlığına dayanarak verdiği haberde, İran Devlet Başkanı Mahmud Ahmedinejad’ın bulunduğu konvoya saldırı düzenlendiğini duyurdu.Haberde, Ahmedinejad bugün Hamedan kentinde halka hitap etmek üzere kafilesiyle yol alırken, konvoya el bombası atıldığı bildirildi.Ahmedinejad’ın “yaralanmadığı” belirtilen haber hakkında, İran hükümeti yetkilileri henüz açıklama yapmadı.Amedinejad’ın ülkenin batı orta kesiminde Hamedanlılara hitaben konuşması, İran devlet televizyonunca canlı yayımlandı. Saldırgan yakalandı, olayda yaralanlar oldu.
100 metre yakınında patladı
İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ın Hamedan kentine giren konvoyuna atılan “el yapımı” el bombasının, İran liderinin 100 metre yakınında patladığı belirtildi.İran internet sitesi “khabaronline.ir”nin haberine göre, el bombasını atan saldırgan anında yakalanırken, yaralananların olduğu patlamadan sonra yoğun duman yükseldi.Ahmedinejad saldırıdan sonra Hamedan stadyumunda halka hitap etti, ancak saldırıya değinmedi.İran devlet televizyonunca canlı yayımlanan Ahmedinejad’ın Hamedan konuşmasının ardından İran Cumhurbaşkanlığı yetkilisi saldırıyı doğrulamıştı.
İran Devlet Televizyonu saldırıyı yalanlandı
Ahmedinecad’ın konvoyuna saldırı haberini cumhurbaşkanlığı kaynakları doğrulamıştı.
Ancak İran devlet televizyonu suikast girişimini yalanladı.
Hükümetin İngilizce yayın yapan kanalı Press TV, Ahmedinecad’ın ofisinden yapılan açıklamada “böyle bir saldırı olmadı” ifadesinin kullanıldığını duyurdu.
İran Cumhurbaşkanı bugün ülkenin orta-batısındaki Hamedan kentini ziyaret ediyordu.
Haberlere göre, Ahmedinecad Hamedan’da konuşma yapmak üzere konvoyuyla ilerlerken, konvoyuna el bombası atıldı.
Bombayı atan kişi olduğu tahmin edilen bir şahıs, yakalanarak gözaltına alındı.
İran liderininin konuşmasını planlanlandığı gibi yaptığı saldırıdan da söz etmediği belirtiliyor.
AFP’nin haberine göre de cumhurbaşkanlığı basın ve halkla ilişkiler yetkilisi, bunun sadece bir maytap olduğunu belirterek, olayla ilgili daha sonra açıklama yapılacağını söyledi.
Unutkan yolcu THY hostesini yakalattı
Atatürk Havalimanı’nda bugün ilginç bir olay yaşandı. Bir yolcunun bavulunu karıştırması Türk Hava Yolları (THY) hostesinin gözaltına alınmasına neden oldu.
Nijerya, Lagos-İstanbul seferini yapan Türk Hava Yolları uçağında görevli kabin memuru K.K’nın bavulunu Atatürk Havalimanı Geliş Katı’nda Lagos bantından bir yolcu kendi bavulu sanarak aldı. Bavulun içi ise kaçak içkilerle doluydu. Olay şöyle gerçekleşti, ismi açıklanmayan yolcu Gümrüklü Salon’dan çıktıktan sonra elindeki bavulun kendi bavulu olmadığını anladı.
Daha sonra karşılaştığı bir polis memuruna bavulun kendisine ait olmadığını ve tekrar Gümrüklü Salon’a girerek, bavulu aynı bagaj bantına götürmek istediğini söyledi. Polis de, olası karışıklığı düzeltmek için yolcuyu Gümrüklü Salon’a aldı.
Fakat polis memuru güvenlik önlemi olarak bavulu x-ray cihazında kontrol etmek istedi. Yapılan kontrolde bavulun içerisinde 58 adet içki bulundu.
Viski ve votkayla dolu bavulu uyanık davranan polis aynı bagaj bantına koyarak sahibinin almasını bekledi. İçi kaçak içki dolu olan bavulun sahibi ise bir hostesti. Bavulunu alan Türk Hava Yolları kabin memuru K.K. kendisini takip eden polis tarafından gözaltına alındı.
Kaçak olarak yurda sokulmak istenen içkilerle birlikte kabin memuru K.K. ifadesi alınmak üzere Atatürk Havalimanı Koruma Şube Müdürlüğü’ne götürüldü.
THY’de kabin memuru olarak çalışan K.K.’nın sosyal paylaşım sitesi Twitter’daki hesabında “haydi gel içelim”, “20000 metre derinlikte 7 tane martini içmiş gibiyim” gibi cümleleri ise dikkat çekti.
Düşük belli pantolon giymenin yasaklanması için dava açıldı
Amerika, New York’ta görülen bir davada, hakim, iç çamaşırı veya tenin görünmesine izin verecek kadar düşük pantolon giymenin eyalet yasalarına aykırı olmadığına karar verdi.
New York kentinin idari bölgelerinden Bronx’taki davada, hakim Ruben Franco, ABD’nin Georgia veya Louisiana gibi eski güney eyaletlerinde yasalara aykırı olabilecek düşük belli pantolonun New York’ta giyilmesinde sorun olmadığına karar vererek, bu bir modaysa adaletin bu konuda söyleyecek sözü olmadığını belirtti.
New York’un kuzeyindeki Bronx’ta bir polis memuru kısa bir süre önce pantolonu kemerinin çok altında bulunan bir erkeğe para cezası kesmişti.
Hakim Franco, CBS televizyonuna yaptığı açıklamada, ‘Bazıları bunun zevksizlik, kötü bir giyinme tarzı olabileceğini düşünebilir, ama yasa dışı değil. Moda konusunda anayasa her türlü çılgınlığa izin verir. Düşük bel pantolon giymek suç değil ama tam bir aptallık’ dedi.
Tülay Garipoğlu: Münevver’i düşününce aklımı yiyeceğim
İşte delil karartmaktan hapis cezası istenen Tülay Garipoğlu’nun MSN kayıtları..
Cem Garipoğlu’nun annesi Tülay Makbule Garipoğlu’nun kuzeniyle internetten haberleşirken söylediği “O zavallı kızı düşündükçe aklımı yiyeceğim. En başta delireceğimi sandım ama çocuklarım sayesinde şimdi iyiyim” sözleri dava dosyasına girdi
İstanbul Bahçeşehir’deki bir villada hunharca öldürülen Münevver Karabulut’un katil zanlısı Cem Garipoğlu’nun annesinin, internette MSN üzerinden yaptığı görüşmeler, annenin yaşadıklarını net biçimde ortaya koyuyor. Ayrıca polis tarafından cinayet sonrası evde çekilen fotoğraflar da vahşetin boyutlarını bir kez daha gözler önüne seriyor. Türkiye’yi sarsan cinayet sonrası Rusya’ya kaçan ve uzun süre de geri dönmeyen anne Tülay Makbule Garipoğlu’nun, yurtdışında olduğu sırada internet üzerinden yaptığı görüşmelerde, olayın şokunu üzerinden atamadığı görülüyor. Yurda döndükten sonra, delilleri karartmak ve değiştirmek suçlamalarıyla tutuksuz yargılanan anne Garipoğlu, mahkemede verdiği ifade dışında, bugüne kadar hiçbir açıklama yapmadı.
‘İNANMAK İSTEMİYORUM’
Cem Garipoğlu’nun firarda olduğu bir dönemde kuzeni ile MSN üzerinden görüşen anne Garipoğlu, her gece kâbus gördüğünü söylüyor. Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava dosyasına da giren bu sanal görüşme sırasında Garipoğlu şunları anlatıyor: “(…) O zavallı kızı düşündükçe aklımı yiyeceğim. Ona asla böyle bir şey yaptığına inanmak istemiyorum. Düşünemiyorum da zaten. Her uyuduğumda çocuklarımın kafasını kopuk halde görüyorum. Başta deliririm sandım ama çocuklarım sayesinde ayaktayım. Bunu ilk sana itiraf ettim. Enişten içeride… Benim için de aynı tehlike var…” Bu arada cinayetin işlendiği evde polis tarafından çekilen ve dava dosyasına giren fotoğraflar, acımasızca katledilen Münevver’in, katil veya katillerin elinden kurtulabilmek için büyük bir mücadele verdiğini gösteriyor. Salondaki kanepede başlayan mücadelenin kanepenin arkasında sürdüğü de polislerin çektiği olay yeri fotoğraflardan anlaşılıyor.
AVUKATTAN ELEŞTİRİ…
Fotoğraflarda kanlı gömlek, tişört ve yeşil renkli bir eşofman dikkat çekerken, gazete kâğıdına sarılı cinayet aleti de yine fotoğraf karelerine yansıyor. Münevver Karabulut’a ait takma tırnak ve saçlar da yine polisin delilleri arasında… Fotoğraflarda göze çarpan ve üzerinde kan izi bulunan abajur ise Münevver’in boğuşma sırasında, sehpa üzerinde bulunan bu abajura sarıldığını ve yerinden çıkarttığını gözler önüne seriyor. Öte yandan Karabulut ailesinin avukatı Rezzan Epözdemir, baba Mehmet Nida Garipoğlu’nun serbest bırakılması kararını eleştirerek, “Kanlı gömlek ve diğer deliller, Adli Tıp tarafından incelenmeden baba Mehmet Nida Garipoğlu, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Bu bir skandal. Bu deliller, Mehmet Nida Garipoğlu’nun da orada olduğu ve cinayete iştirak ettiğini ortaya koyuyor” iddiasında bulundu.
DELİL KARARTMAKTAN HAPİS CEZASI İSTENİYOR
Cinayet sonrasında 13 ay kadar yurtdışında kalan, sonra da geri dönen anne Tülay Garipoğlu, delilleri karartmak ve değiştirmek suçlamalarıyla, 6 yıla kadar hapis istemiyle tutuksuz olarak yargılanıyor.
En tehlikeli kent: Istanbul
Avrupalılar arasında internetten yapılan araştırmadan şok edici sonuç çıktı.
Amerikan online seyahat kılavuzu şirketi TripAdvisor’ın yaptığı bir araştırmaya göre, İstanbul Avrupa’nın en tehlikeli kenti seçildi. 2 bin 963 Avrupalı arasında yapılan ankette, İstanbul en tehlikeli, Yunanistan’ın başkenti Atina en kirli, İngiltere’nin başkenti Londra en pahalı ve en kötü yemeklerin bulunduğu, İsviçre’nin Cenevre kenti en güvenli, İtalya’nın başkenti Roma en güzel yemeklerin bulunduğu ve İsviçre’nin Zürih kenti de en temiz şehir seçildi.
