Kolera-Sen nasıl bir insansın

Kategori: Genel Sohbet Tarih 04 Ocak 2010

Kolera-Sen nasıl bir insansın

Yağdı yağmur aktı sel
Doğdu eylülün kızı esen
Günün sürpriz ismi ehlen ve sehlen
Çok zaman kaybetti deve pireyle
Bende küçüktüm eskide
Göğe bakardım gözlerim dönerdi maviye
Gergedan’ın ezik kalbim üzerinde koşturması
Aynı benin farklı elde yepyeni bir hal alması
Uykudan evvel yolculanan günün hatırlanması
Derinden bir iç yanması..
Bana gelirsen kalbin elinde gel
Kemiklerinden sıyrılıpta gel
Baharı bekle akasyalarla gel
Çuvallamayız korkma bir omuz ikimize de yeter
Söyle bana daha önce hiç kimseciklere söylemediğin sözler
Hayrım isteyen şükür birkaç yaratılanda var
Hala öldürdüğüm örümceğin üzerimde bedduası var
Hata yapmaktan korkan kolo hata üstüne hata yapar
Sanki taşınırken düşer tabutum ölüm çıkar (Hiiii)
Bir eksi dağ yazıldı birde nareye
Gerek yok bahaneye
Utanç için bulgusun şahaneye
Mum kendini lav sandı söndü
Döndü laleye şükür rahmet düştü
Tane tane her bir daneye
İste sade iste yedi pınardan su toplarım
İste eski medeniyetler gibi yerin dibine batarım
Ben gerçeğim onlar hayal iste sana ispatlarım
Bir sevsen beni gönlündeki derdi siler atarım

Nakarat:

Aradan çok yıllar geçti çok sular aktı düştüm bu hale
Eller heva hevesine düşkün konuştu halimi yedi mahalle
Herkes anladı ne yazık ki anlatamıyorum derdimi yare
Kalbim ellerden düştü oldu ciğerde pare pare
Göründüm güçlü düzeldim sandım ama hep bunalımdayım
Ne mümkün dengede durmak fırtınadan bir uçurumdayım
Gafil mi anlatmadan ağlarsın sen nasıl bir insansın
Ben senle aşka düştüm parçalandım tane tane

Kolo kayıp ülkenin prensesi ondan duyulmaz sesi
Büyütmüş beni ölülerin üvey sevgisi
Fermanı verdim ve vuruldu cellatın hain kellesi
Azarlandığım anlar ve insanların küfrü sözleri
Bakar kör bir hayat yaşadık hurma ağacı altında
Bu kağ vuruldu kahra ateş düştü bağrıma
Kötü niyetle sorulan bir sorusun iyilik arama cevapta
Kendini öldüren bir akrebim ben yangın ortasında
Altın suyuna batırdın tekrar sattın eski hurdayı
Ben de sen kalana kadar soydum iz ve dükkanı
Özledim sinirliyken gelip derdime sırnaşmanı
İnfilak eder gözlerine düşen intihar uçakları
Sonunda geldin elinde tozlu yapma çiçeklerin
Eh teşekkür ederim bana da birkaç dakikanı verdin
Sen çocukları korkutan o soğukkanlı cin prens’tin
Ağlamak istedim 40 dereceyle yandı gözlerim

Nakarat:

Aradan çok yıllar geçti çok sular aktı düştüm bu hale
Eller heva hevesine düşkün konuştu halimi yedi mahalle
Herkes anladı ne yazık ki anlatamıyorum derdimi yare
Kalbim ellerden düştü oldu ciğerde pare pare
Göründüm güçlü düzeldim sandım ama hep bunalımdayım
Ne mümkün dengede durmak fırtınadan bir uçurumdayım
Gafil mi anlatmadan ağlarsın sen nasıl bir insansın
Ben senle aşka düştüm parçalandım tane tane



Yorum Yapın